31/1/2009 - Şizofreniden Öncesi…
… Sana geliyordum, her şeyi geride bırakmıştım. Korkularımı, endişelerimi, suskunluklarımı… Sadece seni seven ‘ben’i almıştım yanıma. Zamanı durdurmuş, yağmuru hissetmiyordum. Ben sana koştukça yollar uzuyordu. Bütün yollar bir sonsuzluk, her sonsuzlukta ise senden bir parça vardı… Sana geldiğimde, seni karşımda gördüğümde kim olduğumu unutuyor, hayal veya gerçeği ayırt edemiyordum. Gözlerini gördüm önce yıldızlar içine girmiş, gökyüzünün sonsuzluğunu hissettiriyorlardı. Saçların yasak denizler gibiydi, asla yüzemeyeceğim. Dilim tutulmuştu, konuşamıyordum. O iki kelime çıkmıyordu dudaklarımın arasından… ‘seni seviyorum…’ Sanki yollar, evler, ağaçlar dile gelmiş seni seviyorum diyordu, sanki kalbim dile gelmiş bütün dünyaya haykırıyordu seni seviyorum diye… O anda daha hızlı yağıyordu yağmur, daha hızlı akıyordu zaman, daha hızlı dönüyordu dünya ve daha hızlı bir kanat çırpıyordu kuşlar kalbimde… Hafifçe gülümsedin. Yağan yağmurda gökkuşağı açmıştı. Papatya kokuları geliyordu gökyüzünden. En güzel notalar sarmıştı etrafı. Her şey daha bir güzeldi, sanki. Sadece birkaç dakika için bile olsa güzeldi… sonra ağzından o kelime çıktı, tüm güzel şeyleri yok eden…. ‘Olmaz…’ dediğin anda bir rüya olduğunu anlamıştım. Hemen uyanmak istediğim bir rüya, gerçek olmasını istemediğim bir rüya… Yaşattığın bu rüya için teşekkür ederim… G.YA
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/3/2008 - Bir Şizofren'in Günlüğü...
Bir Şizofren'in Günlüğü... Karşımda duruyordu işte.Gözleri ruhumdan akıp,gönlümü ısıtıyordu. Ansızın gidecekti sanki. Yağmurda ıslanan saçlarında baharın kokusu, yüzünde bir tebessüm... Ellerimden tuttu... Sustu... Başını önüne eğdi, ve zaman durdu... 'Gitmeliyim...' Ne yağmurun sesi ne de başka bir şey Bir tek O'nun sesi yankılanıyordu şehirde... Hıçkıra hıçkıra ağladı O sustu ben ağladım, ben sustum O gitti... Ellerimi yavaşça bıraktı... Bahar kokusu giderek kayboldu havada Yağmur daha hızlı yağıyor Yavaş yavaş kayboluyordu gölgesi Eğer dönüp bir kez bakarsa, biliyordum geri dönecek ve bu rüya hiç bitmeyecekti Giderken son bakışları kaldı aklımda... .... Uyku tutmamıştı, dışarı çıktım Birden bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı Ve bir gölge belirdi önümde Karşımda duruyordu işte...Bu bir rüya mıydı yoksa asıl gerçek şimdi mi başlıyodu...? G.YA
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/1/2008 - Şizofren Aşka Mektup

…
Sen şimdi dalgınlığına kaç; mürekkep balığı gibi;
Kalbindeki o eski sevdaları bir gölge gibi kullan.
Çırpınan sevgini korumak için durmadan yüz
değiştir
ama unutamazsın yüzünü…
Yüzün ki senin rakibin…
Yüzün ki kalbini hiç saklayamaz…
Yüzün ki aşkına rakip…
Sen şimdi dalgınlığına kaç; mürekkep balığı gibi...
...
İstanbulum, biricik sevgilim benim! Gitmeliyim. Bırak, o tek kanatlı martım, o deli aşkım; içimdeki o uslu, o yalnız çocuğun cebinde kalsın!..
Şehrin üstüme kilitlediğin kapılarını aç da gideyim!
Kalbimin zincirlerini çöz de gideyim!
Bırak, beni, gideyim!..
...
Ayrılık değil, özlemek hiç değil; en büyük acı, bu giderek büyüyen boşlukmuş… En büyük dert, kimi özlediğini, kimi sevdiğini bilememekmiş…
...
Sevgili, öyle yanlış yerdi ki bu dünya, ben seni en çok karanlıkta kaldığım zamanlar özlüyordum!..
cezmi ersöz
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
10/1/2008 - şehir şizofreni
 Bir insan yaşar bu şehirde, Unutulmuş, yalnız ve suskun Gölgesinden kaçar durmadan Saklanır, kimsenin bilmediği kuytulara… Dolaşır sakaklarda, amaçsız Ve kalabalıklar içinde tek başına. Kimse görmez, kimse duymaz Kimse bilmez O’nu Bir şizofrenliktir hayatı… G.YA
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2008 - Bir Şizofrenin Hikâyesi
Gece 03.15 civarları, ansızın uyanmıştı. Bir bardak su içti. Pencereye yanaştı, perdeyi yavaşça araladı. Dışarıdaki sokak lambasına gözü takıldı. Öylece sessizce çevrenin bir parçası oldu. Birden irkildi, aklına ne geldi, kim geldi bilinmez. Bir sigara yaktı, pencereyi kaplayan dumana bir şeyler karaladı. Ne yazdı, ne çizdi bilinmez… Arkasında bir gölge belirdi, korktu dönüp bakamadı. Sessizce bir şeyler mırıldandı. Ne dedi, ne demeye çalıştı bilinmez. Cesaretini topladı döndü arkasını. Ama yine geç kaldı, gölge çoktan kaybolmuştu. Saatin ‘tik tak’ sesleri beynini kemirmeye başladı birden. Duvarlar üzerine gelmeye başladı. Ağladı, hıçkırıklara boğuldu, kimse duymadı… Dışarı çıktı, sokaklarda dolaştı. İnsanlardan kaçtı, evlerden kaçtı, arabalardan kaçtı, kedilerden köpeklerden kaçtı, her şeyden ve herkesten kaçtı. Neden kaçtı, niçin kaçtı bilinmez. Üşüdü, geri dönmek istedi ama nereye döneceğini de unuttu. Bir şeyler aradı, bulamadı. Ne aradı kimi aradı bilinmez… Bir zaman sonra burada buldu kendini. Ne zaman, nasıl burada buldu kendini bilinmez… G.YA
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
......................................................
kendisi kimdir,nedir bilinmez... nerede yaşar,kimle yaşar bilinmez... ne yapar,ne eder bilinmez... nereden gelir,nereye gider bilinmez... canı sıkılınca bloğa uğrar bişeyler karalar,sonra çekip gider
Kategoriler
Kategori yok
Arkadaşlarım
istegidiyorum06
|